London Review of Books'da Venedik Bienali ile ilgili Hal Foster'a ait bir yorum yazısı yer alıyor. Foster, 110 yılda ilk defa, bienalin iki kadın tarafından yönetildiğine dikkat çekiyor. İkisi de İspanyol olan bu kadınlardan Maria de Coral, İtalyan Pavyonu'ndaki sergiyi düzenlemiş. 34 odada 42 sanatçının eserinden oluşan bu sergide Francis Bacon, Philip Guston ve Antonio Tapies gibi yerleşik isimlerle birlikte, Rachel Whiteread, Thomas Ruff ve William Kentridge gibi isimler de var. Rosa Martinez ise 49 sanatçının 9000 metrekareye yayıldığı eski tersaneyi seçmiş.
Foster'ın yazısına göre, her iki sergi de,
"savaş ve imparatorluk" tartışmasına değinen eserleri kapsıyor. Altın Ayı ödüllü Barbara Kruger, İtalyan Pavyonu'nun cephesini Bush'a atfedilen sözlerle doldurmuş. (Foster, bu sözleri, 'aphorism'e atfen Bushism olarak tanımlıyor). Bunlar arasında, Foster, 'Things Are Going As Planned"-Herşey Planlandığı Gibi Gidiyor-, "God Is on My Side. He Told Me So."-Tanrı Benim Yanımda. Bana Öyle Dedi.- gibi sözleri örnek olarak gösteriyor.
Foster, Arsenale'deki Christoph Büchel ve Gianni Motti'nin A.B.D. ordusunu çıkarmak ve Guantanamo Körfezi'ni kültürel bir merkez olarak kiralamak için Küba Hükümeti ile yaptıkları görüşmelerin belgelerinin sergisinden bahsediyor. Uygulanmasına izin verilmeyen başka bir projede, Gregor Schneider, San Marco Meydanı için büyük siyah bir küp önermiş. Bu küp, Amerikan Minimalizmi ile Mekke'deki Kabe'yi birleştiren bir form olarak tasarlanmış. Foster, uzak bir köşeye atılmış Afganistan bölümünde ise, örtülü bir kadının bombalanmış bir yıkıntıyı badanaladığı video gösterisine değiniyor.
Foster'ın örneklediği diğer bir pavyon Rus pavyonu. Buradaki dia gösteriminde, Foster, kırmızı üniformalı 4 askerin karlı bir tarladaki fotoğraflarının, askerler gözlemciye yaklaşıyormuş gibi sıralanmasını ve sonunda bir patlama ile askerlerin karın üzerine düşmesini, Sovyetler Birliği'nin sağlam ilerleyişi ve ani çöküşünün alegorisi olarak anlatıyor. Japon pavyonunda ise, yazıya göre, 60 sene önce bu ayda atılmış atom bombasından yanmış eski moda kozmetiklerinin sergisi yer alıyor.
Foster, bu bienalde, büyük dijital fotoğrafların ve projeksiyonların, "sinematik"in hakimiyetine, bununla birlikte, ilerici ve arkaik formların, "gelecekçilik" ve "primitivizm"in birlikteliğine dikkat çekiyor.
15/fost01_.html"> Hal Foster'ın yazısına buradan ulaşabilirsiniz.
Derleyen: Zehra Tonbul
0 Yorum
Yorum Yap