“Ses”, titreşen bir kaynaktan yayılan hava basıncı dalgalarının oluşturduğu ve insanda işitme duygusunu uyaran fiziksel bir olgu olarak tanımlanır. “Gürültü” ise basit bir ifadeyle istenmeyen ses olarak tanımlanabilir. Bir başka ifadeyle, gürültü gelişigüzel bir yapısı olan ve bağımsız frekans bileşenleri olmayan bir spektrum olarak tanımlanabilir (1). İnsan sağlığı ve konforu üzerinde olumsuz etkileri olan gürültü işitme hasarları, vücut aktivesinde kan basıncının artması, kasların istem dışı kasılması gibi fizyolojik tesirler, huzursuzluk ve sinirlilik gibi psikolojik tesirlere neden olabilir ve ayrıca çalışan insanların performanslarında düşüşe yol açmaktadır (2).
Nüfusun artması ve teknolojik gelişmelerin hızla ilerlemesi ile birlikte, araç sayısında ve bu araçların sebep olduğu gürültüde büyük bir artış olmuştur. Bu gelişmelerin gürültü kaynağına yakın bölgede yaşayan insanların konfor düzeyini azaltmaması adına “gürültü bariyerleri” geliştirilmeye başlanmıştır.
Türkiye’de çevre başlığı altında ele alınan gürültü, özellikle 2003 yılında yürürlüğe giren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile çevre kavramının doğrudan bakanlık için değerlendirilmesi sonucunda, konu ile ilgili mevzuat ve denetim ivme kazanmıştır. Bu tarihten itibaren yayımlanan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği (ÇGDYY) gürültü ile ilgili mevzuat açısından en önemli gelişmedir.
4 Haziran 2010 tarih ve 27601 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliğinin (ÇGDYY) amacı; evrensel gürültüye maruz kalınması sonucu kişilerin huzur ve sükûnunun, beden ve ruh sağlığının bozulmaması için gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak ve kademeli olarak uygulamaya konulmak üzere; değerlendirme yöntemleri kullanılarak çevresel gürültüye maruz kalma seviyelerinin, hazırlanacak gürültü haritaları, akustik rapor ve çevresel gürültü seviyesi değerlendirme raporu ile belirlenmesi, çevresel gürültü ve etkileri hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi, gürültü haritaları, akustik rapor ve çevresel gürültü seviyesi değerlendirme raporu sonuçları esas alınarak; özellikle çevresel gürültüye maruz kalma seviyelerinin insan sağlığı üzerinde zararlı etkilere sebep olabileceği ve çevresel gürültü kalitesini korumanın gerekli olduğu yerlerde, gürültüyü önleme ve azaltmaya yönelik eylem planlarının hazırlanması ve bu planların uygulanması ile ilgili usul ve esasları belirlemektir (4).
Gürültü yönetmelikleri sıkılaşmaya başladıkça, yollarda gürültü bariyeri kullanımı da artmaya başladı. Bu bariyerler gürültü düzeyini azaltmak için, otoyol kenarında yerleşmiş şehirlerde veya kırsal bölgelerde, şehir içinde araç geçen ama kullanım alanı olan bölgelerde ve demiryolu gürültüsünü azaltmak için farklı kullanım alanlarına sahiptir. Fakat bu bariyerlerin kendisinin birer mimari öğe olduğu ve yapılmakta olduğu çevreye uygun malzeme ve tasarımla yapılması gerektiği unutulmamalıdır (3).

Gürültü Bariyerleri Nasıl Çalışır?
Kaynak ile alıcının arasına Gürültü Bariyeri yerleştirildiğinde bariyerin çalışma prensipleri Şekil 1’de basitçe görülebilir. Orijinal doğrudan giden ses adımı gürültü bariyeri tarafından kesintiye uğrayacaktır. Bariyerin malzemesi ve yüzey davranışına göre yüzeyden yansıyan bir miktar enerji yayılacak veya saçılacak, emilerek azalacak ya da bariyerin üst kısmından kırınıma uğrayacaktır.
Şekil 1. Gürültü bariyeri çalışma prensipleri.
Gürültü bariyerlerinden ses sızıntılarının yaşanmaması için bariyer boyunca hiçbir boşluğun olmaması gerekir. İyi bir performans sağlayabilmek için kaynağa, yani yola olabildiğince yakın yerleştirilmesi gerekir. Ayrıca bariyerin yüksekliği de oluşacak “Ses Gölge” bölgesi açısından önemlidir.
Bariyerlerde Yansıma ve Yutuculuk
Bariyer teorisinde görüldüğü üzere kaynak ve alıcı arasına bir bariyer konulduğunda kaynaktan gelen direkt gürültüde önemli ölçüde azalma meydana gelmektedir. Bu durumdaki azalmanın nedenleri iki şekilde gerçekleşmektedir. Birincisi bariyer üzerine gelen ses enerjisi yansıtılabilir. İkincisi de bu enerji bir ölçüde soğurulabilir. Her iki durumda da bir miktar enerji ses bariyerinin arkasına iletilecektir. Gürültünün bulunduğu trafik akımının yöndeki yüzeyi emici ama gövdeyi bir bütün olarak da kesici yapmak gerekmektedir (4).
Şekil 2. Sesin yutulması.
Gürültü Bariyerlerinde Kullanılan Malzemeler
Gürültü bariyerleri farklı malzemelerden yapılabilmektedir. Bu malzemeler; beton, metal, plastik şeffaf malzemeler, ahşap ve kil bazlı ürünleri olarak sıralanabilir. Bu malzemeler çekirdek alınarak üzerinde farklı bitkilendirme detayları da karşımıza çıkabilir.
Gürültü bariyeri için kullandığımız malzeme istediğimiz akustik değeri sağlıyor ise, malzeme seçimi yaparken dikkat edilmesi gereken bazı temel unsurlar vardır. Bunların arasında bariyerin dayanıklılığı, yangın dayanımı, bakım maliyetleri, montaj kolaylığı, doğal malzeme kullanımı yer alırken aynı zamanda bariyerin inşa edildiği çevre ile bütünlük oluşturması da göz ardı edilmemelidir.
Sürdürülebilir Gürültü Bariyeri Malzemesi Olarak Tuğla
Bir yapı malzemesinin sürdürülebilir olabilmesi için malzemenin bazı kriterleri sağlaması gerekmektedir.
Yeniden kullanılabilir malzeme olmalıdır: Tuğla gibi yeniden kullanılabilir malzemelerin kullanımı sayesinde doğadaki kaynakların tüketiminin önüne geçilebilecektir. Tuğla yüzyıllardır iç veya dış duvarlarda, çatı kaplamalarında, hatta zemin elemanı olarak kullanılmakta olan bir malzemedir. Ömrünü doldurmuş binalarda edinilecek kullanılmış tuğlalar da yeni yapılarda da yer almaya devam edecektir.
Geri dönüştürülebilir hammadde: Çevre dostu malzeme diye listeleyebileceğimiz malzemelerin içeriğinin geri dönüştürülebilir olması da önemli bir kriterdir. Tuğla malzemesinin geri dönüştürüldüğünde kullanılabileceği birçok alan bulunmaktadır. Bunlardan en sık kullanılanı kullanım süresi dolmuş tuğlanın parçalanması ile elde edilen tuğla mıcırıdır. Bunun dışında beyzbol ve tenis kortlarının zemini tuğla artıklarının öğütülmesi ile elde edilen malzeme ile kaplanmaktadır. Atık tuğlalar zemin kaplamalarının alt katmanı olarak, taş ocaklarında hatta beton için agrega olarak bile kullanım alanı bulabilmektedir.
Yerel kaynak kullanımı: Önemli sürdürülebilirlik başlıklarından bir diğeri de üretilen malzemelerin yerel kaynaklar kullanılarak üretilmesidir. Böylece hem hammadde taşınması sırasında doğaya vereceğimiz zarardan kaçınmış olur, hem de yerel ekonomiye katkıda bulunmuş oluruz. Dünya üzerindeki birçok tuğla üreticisi fabrikasını hammadde çıkan alanın yakınında kurmayı tercih etmiştir.
Işıklar Gürültü Bariyeri Akustik Performansı
Gürültü bariyerinde tuğla malzeme kullanımı Avrupa’da ve Amerika'da oldukça yaygındır. Türkiye’de ise tuğla gürültü bariyeri “Işıklar Tuğla” güvencesi ile üretilmektedir. Prekast olarak fabrikamızda beton çerçevesi dökülmüş ve tuğlaları örülmüş halde imalatı yapılan ışıklar gürültü bariyeri, beton temelin dökülen alana, çelik direklerin arasına bütün halde yerleştirilir. Işıklar gürültü bariyeri testleri TS EN 1793 standartlarına göre TSE Tuzla Akustik Laboratuvarı’nda yapılmıştır.
Ses Yalıtımı
Katı cisimler kütleleri ile ses geçişine karşı direnç gösterirler. Yapı elemanlarının kütleleri arttıkça (ağırlaştıkça) titreşerek ses iletmeleri zorlaşır. Bu sebeple; temel olarak birbiriyle temas halindeki iki hacim arasında ses geçişinin azaltılması için hacimlerin arasındaki ortak yüzeyin mümkün olduğunca ağırlaştırılması gereklidir. Bu prensip “Kütle Kanunu” olarak adlandırılır. Yüksek yoğunluğa sahip 25 cm kalınlıkta Işıklar Gürültü Bariyeri akredite laboratuvarlarda yapılan testlerde alınan sonuçlara göre Işıklar Gürültü Bariyeri DLr = 38 dB değerine DLr cinsinden ulaşmıştık ve en iyi ses kesicilik sınıfı olan B4 sınıfında değere sahiptir.
Sesin Yutulması
Gelen ses bir yüzeye çarptığında sesin bir kısmı yansıtılır, malzeme içerisinden geçen kısmı ise iletilir. Ses enerjisi malzeme içerisinden geçerken hücreler içerisindeki direnç ve sürtünme nedeni ile ısı enerjisine dönüşerek kısmen yutulur (Şekil 2). Gürültü bariyerlerinde de DLα olarak ifade edilen bu değer ile ilgili de "Işıklar Gürültü Bariyeri"nin testleri yapılmıştır ve DLα= 6 dB değere ulaşılmış ve A2 sınıfında emiciliğe sahip olduğu raporlanmıştır.

Işıklar Tuğla Gürültü Bariyerinin Sunduğu Avantajlar
Bakım-Temizlik: Yüksek yoğunluklu kil esaslı "Işıklar Gürültü Bariyeri" nefes alan doğal malzemesinde yapılması sayesinde tuğlanın en önemli özelliği olan ihtiyacı olduğunda bünyesine su alması, fazlasını da yüzeyinde dışarı atabilmesi sayesinde küf ve nem oluşturmaz, bakım gerektirmez. Yağmur suları sayesinde biriken toz yüzeyi terk edecektir.
Dayanıklılık: Yoğun ve hızlı araç geçişlerinin olacağı bu bölgelerde malzeme yoğunluğu yüksek, kütle olarak ağır ve temellerden zemine sabitlenmiş tuğla paneller yüksek dayanıklılığa sahiptir. Tuğlanın dayanıklı yapısı sayesinde uzun yıllar yağmur, kar, rüzgâr gibi İklim koşullarında hiç bozulmadan yerleşim yerlerini gürültüden korumaya devam edecektir.
Yangın Dayanımı: Otoyollarda meydana gelen yangın olaylarının yerleşim bölgesine iletilmemesi de bariyerlerin görevlerinden biri olmalıdır. Farklı tuğla malzemelerden oluşan ve beton çerçeve ile sabitlenen prekast "Işıklar Gürültü Bariyeri" A sınıfı yanmazdır.
Uzun Malzeme Ömrü: Bir yapı malzemesinde tercih edilmesi noktasında kolay montaj yapılan bir ürün olması, bakım kolaylığı dışında malzemenin ömrünün ne kadar dayanıklı olacağı da önemlidir. Yüksek dayanımlı, düşük su emme değerine sahip Tuğla ürünü ile oluşturduğumuz gürültü bariyerleri uzun yıllar yerinde kalacaktır.
Nem Kontrolü: Bir yapının veya yapı malzemesinin bünyesine aldığı su yani nem oranı artışına bağlı olarak malzeme ömründe önemli azalmalar olmaktadır. Gürültü bariyeri gibi sürekli olarak dış etmenlere maruz kalan bir yapı içinde bünyesine aldığı su miktarının bünyesine alınması ve malzemeye zarar vermesi oldukça olasıdır. Gürültü bariyerinde tuğla malzeme kullanımı ile birlikte yarı düşük su emme değerleri sayesinde uzun yıllar ilk günkü gibi kalır.
Doğal ve çevreyle uyumlu: "Işıklar Gürültü Bariyeri"nin neredeyse tamamını doğal, ekolojik ürünlerden oluşan yüzde yüz kil tuğla ürünler ile oluşmasından dolayı Işıklar gürültü bariyeri çevre dostudur. Araçların geçtiği yüzeydeki boşluklara çim, çiçek ekilmesiyle doğayla bütünleşik bir konsept oluşturabilir. Alıcı tarafında da yüzeyde arzuya göre farklı tuğla yerleşimi ile bir gürültü bariyerinden çok farklı konseptte tuğladan bir bahçe duvarı hissi vermektedir.
Kaynaklar
1. Karayolu Gürültüsü ve Gürültü Perdelerinin Ekonomik Analizi; Metehan Çalış, İstanbul Teknik Üniversitesi, İnşaat Mühendisliği.
2. U. Teoman Aksoy e-Journal of New World Sciences Academy, 2011, Volume: 6, Number: 4, Article Number: 1A0199.
3. CEDR Conference of European Directors of Road, Technical Report 2017-02.
4. Ömer Halisdemir Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi; Cilt:6, Sayı:2, (2017), 430-441.
Reklam Goruntulenme Bolumu
0 Yorum
Yorum Yap