Ressam Tansel Türkdoğan yeni sergisinde, postmodernizmin en önemli kavramlarından biri olan simülasyonu tuval yüzeyinde irdeliyor.
Gerçekliğin betimlenmesi sanatın ana meselesi. Her sanatçı bunun için yeni kodlara yoğunlaşıyor. 'Yazılar', 'Künyeler' ve 'İkonlar' adlı serileriyle tanıdığımız ressam Tansel Türkdoğan da yeni sergisinde, postmodernizmin en önemli kavramlarından simülasyonu tuval yüzeyinde irdeliyor. Türkdoğan'ın resimlerinde tek bir rengin tonlarıyla, saydam katmanlar içinde beliren cansız bedenler, heykelsi form olarak görünse de sanal bir gerçeklik sunuyor. Sanal bir uzama yayılan, suyla inceltilmiş boya izlerinin yaydığı titreşimler, bu kavramı tanımlayıcı önemli bir özellik. Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nin de kurucu dekanı olan Prof. Türkdoğan, görüntü ve gerçek arasında kurgulanan farkın, resimde nasıl biçimlendirdiğini anlattı.
Yazı ve minyatür geleneğine dayalı yorumlardan sonra simülasyon kavramı üzerinde çalışmaktasınız. Seriler arasında ortak bağlantılar var mı?
Konu farklılığı keskin bir değişimden çok, üzerinde kafa yorduğum postmodernizmin kavramları serisinin irdelenmesinin bir devamı. Önceki serilerimde üzerine yoğunlaştığım sahicilik, kimlik, maskelemeden sonra gene postmodernizm'in tartışmalı alanlarından birisi olan simülasyon kavramına yoğunlaşıyorum. Sahicilik, gerçekliğin maskelenmesi, ...mış gibi olmak, simülasyonun farkında olmak bu serideki işlerin temaları. Resim dili açısından, deneyselliğe açık olmam, kavramlar serisinde konuları birbirinden ayırmıyor, birbirlerine bağlıyor.
İlk anda izleyici tarafından nasıl anlaşılacağı sorun olan bu kavramın görselleştirilmesinde, kullandığınız tekniğin kattığı olanaklar neler?
İzleyici açısından kavramların soyut olması, net olarak algılanamaması sanat üretimlerinin hepsinde sorun olmuştur. Ancak özellikle bu serimde ele aldığım 'simülasyon', ve '...mış gibi' kavramları günümüz popüler dünyasının da sıklıkla gündeme taşıdığı ve tükettiği kavramlar olarak görünüyor. Üretimlerimin genelindeki yoruma açık ve ...mış gibi şeklindeki biçimler izleyicinin bireysel açıklamalarına da olanak tanıyor.
Bu sergideki tanımsız formlar portreymiş gibiler ancak değiller, figürmüş gibiler ancak değiller yani tanımlanmaları zor. Bilindik olmayan ve her izleyicide değişik açılımlar yaratabilecek bu 'şey'ler sanırım serginin kavramı simülasyon ile de örtüşüyor. Bu şey'ler bir şeylere işaret ederken, kendi iç hesaplaşmalarıyla düşünsel boyutta anlam kazanıyorlar. Kendilerini deşifre etmiyorlar. ...mış gibiler, ancak simülasyonun da farkındalar.
Siber mekânlar ve yaratıklar, robotlaşma enformasyon aktarımlarının yoğunluğuyla sanat nasıl bir yöne doğru gidiyor?
Ben yeni üretim biçimleri, önerileri konusunda hiç kötümser değilim. Bu tür açılımlar kanımca sanatın dönem dönem yaşadığı duraksamaların önünü açacak potansiyele sahip görünüyor. Yeni açılan kulvarlar sanılanın aksine konvansiyonel üretimlerin ivmesine de olumlu katkılar yapacaktır. Sanatın özel kişilerin elinde ve tekelinde bir alan olmadığı ve alanının hızla topluma doğru yayıldığı bir şekle gireceğini düşünüyorum.
Kendi üretimlerim bağlamında ise deneyselliğin bir referans olduğundan ve yeniye her zaman açık olduğumdan bahsetmek isterim. Belirli bir birikimden sonra üsluplaşma, piyasa gibi kavramların üretim için ciddi tehlikeler içerdiğini düşünüyorum.
Tansel Türkdoğan resim sergisi 27 Şubat'a kadar Ankara Atlas Sanat Galerisi'nde. Tel: 0312 468 59 04
Haberi faydalı bulduysanız tek dokunuşla paylaşın.
Link kopyalandı. Instagram'da yapıştırıp paylaşabilirsiniz.
0 Yorum
Yorum Yap