Yapay adaların inşa edildiği ve dünyanın en büyük gökdelenlerinin
yükseldiği megakent Dubai bir yandan mimari sınırları zorlarken, diğer yandan da
kendini çevreleyen kayak pistleri, golf sahaları, lüks oteller ve gece
kulüpleriyle aşırılığın başkenti gibi algılanıyor.
1960’larda bir balıkçı kenti iken, petrol ve uygulanan
politikalar sonucu bölgenin en önemli ticaret ve turizm başkenti olan bu modern
kentin, uluslararası arenada kabul görmek için ihtiyacı olan tek şey ise
kültürel bir program. Bu eksiklikten yola çıkan Dubai Kültür Sanat otoriteleri,
geçtiğimiz günlerde, Basra Körfezi’ni uluslararası bir kültür merkezine çevirmek
amacıyla bir proje başlattı.
Dubai’de kültür
alanında ilk sayılan bu girişim kapsamında düzenlenen “Dubai’nin Geleceği”
başlıklı bir sergi dikkat çekiyor. Vitra Tasarım Müzesi işbirliğinde
gerçekleştirilen sergi Dubai sakinlerini, Dubai’nin multikültürel ve kozmopolik
yapısını anlatıyor.
Serginin küratörleri “Liman Şehri”nin master planını yapan ve Dubai’de
deneysel projeler gerçekleştiren Alman Mimar Rem Koolhaas ve Filistinli Jack
Persekian, sergi aracılığıyla Dubai’nin bilinmeyen sanatsal ve sosyolojik
boyutunu gözler önüne seriyor.
Sergi 14 Eylül’e kadar Vitra Kampüs’te izlenebilir.
Haber,
Domusweb ve Vikipedi'den derlenmiştir.
0 Yorum
Yorum Yap