Yapı Sektörünün Haber Portalı

Berlin Yahudi Müzesi açıldı

Yahudi tarihini Roma döneminden bugüne kadar yansıtan Berlin Yahudi Müzesi Naziler tarafından yıkılışından 60 yıl sonra yeniden açıldı. Yapımı iki yıl

Berlin Yahudi Müzesi açıldı
Yahudi tarihini Roma döneminden bugüne kadar yansıtan Berlin Yahudi Müzesi Naziler tarafından yıkılışından 60 yıl sonra yeniden açıldı. Yapımı iki yıl önce tamamlanan müze binası ise sıradışı mimarisiyle Berlin'in en çok ilgi çeken mekânı. Müzenin kuruluşuyla ilgili iki kilit görevi, kendi tarihleri soykırımla bağlantılanan iki isim üstlendi. Polonya doğumlu Amerikan mimarı Daniel Libeskind mimarî tasarımı, Almanya doğumlu bir Yahudi olan Michael Blumenthal sergi düzenlemesini gerçekleştirdi.
Daniel Libeskind'in çinko kaplamalı yapısı klostrofobi ve panik duygularının karıştığı yönelimsizlik duygusunu yaratmayı amaçlıyor. Yapının kertikli strüktürü parçalanmış bir Davud Yıldızı izlenimini uyandırıyor, tarihte soykırımın yarattığı dramatik kırılmayı akla getirerek soykırıma uğrayan halka gönderme yapıyor. Binanın pencerelerinde kullanılan kırık çizgiler ışık çizgilerine benzetiliyor. Koridorlar hiçliğe doğru kıvrılıyor. Ana binanın yanında eğimli bir yol boyunca değişik açılarda yerleştirilmiş ayakların üzerine oturan "Sürgün Bahçesi" yer alıyor. Müzenin merkezî noktasını ise Soykırım Kulesi oluşturuyor.
Ziyaretçilerin en çok etkilendiği bu mekâna girildiğinde, kapı gürültüyle kapanıyor ve içeride kalan kişi kendisini tepeden gelen ince bir ışık huzmesiyle aydınlatılmış beton bir odada buluyor. Kulenin ulaşılamayacak noktadaki tek penceresi yalnızca umutsuzluğu değil; sokağın haykırışlara karışan sesini de içeri alıyor. Yapı, Nazi toplama kamplarında yaşamını yitiren milyonlarca Yahudi'den geriye kalan boşluğu yansıtan ürkütücü bir mekân olarak niteleniyor. Ailesinin büyük bir bölümünü soykırım sırasında yitiren Daniel Libeskind'in yapıya kattığı duygusal yoğunluğun ziyaretçiler açısından şoke edici bir etki yarattığı, bazı ziyaretçilerin binayı terk ettikleri belirtiliyor. Serginin yerleştirilmesinden bir yıl kadar önce halka açılan yapı boşken bile 350 bin kişi tarafından gezildi. Mimarinin bu etkileyici gücü yapının boş bırakılarak değerlendirilmesi önerilerini gündeme getirdi; ancak Libeskind de, Blumenthal de bu önerilere karşı çıktı. Libeskind; "Sergi alanlarının doldurulmasıyla 'boşluk' çok daha çarpıcı hale gelecektir. Müzenin gerçek yaşamı asıl sergiyle birlikte başlayacaktır. Mimari bir şeydir, ancak kurum kapılarını topluma açtığında müzenin kamusal doğuşu gerçekleşecektir" dedi. Blumenthal ise "Biz Alman Yahudilerini yalnızca kurbanlar olarak değil Almanya tarihinin bir parçası, toplumun yaşayan, yaratıcı, katılımcı üyeleri olarak göstermek istiyoruz" diyerek öneriye karşı çıktı.
Berlin'deki ilk Yahudi Müzesi 1933'te açılmıştı. Kurucular, Yahudi-Alman kültürlerini kaynaştırmayı amaçlayan bir düzenlemeye gitmişler, ancak Naziler müzeyi Yahudi kültürünü aşağılayan bir kuruluşa dönüştürmüşlerdi. 1938'te yıkılan müzenin yerine 1960'larda Yahudi lideri Heinz Galinski yeni bir müze için kampanya başlatmıştı. 80'lerin sonlarında bu düşünce somut bir projeye dönüşerek ilk adımlar atıldı.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.